İlham Verenler

 

Esra Pulak

Hayatı yorumlayışı, derinliği, ustaca kullandığı kelimelerle yazdığı samimi yazıları ve o güzel enerjisiyle beni her geçen gün daha da etkileyen ve ilham veren sevgili Esra Pulak’ın yazılarından birini sizlerle paylaşmak istedim. Keyifle okuyacağınıza eminim.

http://esrapulak.blogspot.com.au

http://www.yogainn.net

HANUMANASANA

Yoga pozları içinde ‘maymun pozu’olarak bilinen Hanumanasana uygulanabilirliğinin zorluğu ile tanınır. Arkasındaki hikaye en sevdiğim mitolojik öykülerden biridir.

Bu mistik öyküye göre; rüzgar tanrısı Vayu, güzel bir kadın olan Anjana’ya olan hayranlığını, çocuk sahibi olmak için ettiği dualara yardım ederek gösterir. Vayu, birkaç pirinç tanesini kutsar ve kuşlarla Anjana’ya gönderir. O anda da her zaman olduğu gibi dua etmekte olan Anjana kendisine ulaşan kutsanmış pirinç tanelerini yutar ve hamile kalır. Doğduğunda bebeğe Anjana’nın oğlu anlamına gelen Anjaneya adını verir. Çocuk, babasının rüzgar tanrısı olması sebebiyle yarı ölümlü, yarı tanrı’dır. Anjaneya bir sabah uyandığında gökyüzünde uçan dev bir mango meyvesi gördüğünü sanar. Bu meyveyi çok sevdiği için gökyüzüne doğru yönelir. Oysa ki gökyüzünde uçan bir meyve değil, güneştir. Anjaneya’nın kendisine yönelişini bir tehdit olarak algılayan güneş tanrısı Surya ona bir yıldırım gönderir ve çenesine yıldırım çarpan çocuk oracıkta ölür. Rüzgar tanrısı Vayu bunu öğrenince çok derin bir nefes alarak dünyadaki tüm havayı içine çeker ve canlılar boğulmaya başlar. Durumun vahametini gören diğer tanrılar biraraya gelerek iki tanrı’nın aralarında anlaşmalarını sağlar. Anjaneya için yeni bir isim düşünülür; çene anlamına gelen Hanuh’dan yola çıkarak  adını Hanuman koyarlar. Anjaneya Hanuman olarak yeniden canlanacak olsa da kısa dönem bir hafıza kaybı ile lanetlenecek ve tanrısal tarafını unutacaktır. Annesi Anjana’nın gözetiminden alınan Hanuman maymunların tanrısı Sugriva’nın himayesine verilir. Böylece Hanuman bir maymun bedeninde yeni hayatına başlar.  Sahip olduğu tanrısal güçlerden habersiz, sıradan bir çocuk olarak maymunlar krallığında büyüyen Hanuman, ormanda gezintiye çıktığı bir günde kral Ram ile tanışır.  Aralarında hemen yakınlık kurulur. Kral Ram Hanuman’a çok güvenmektedir. Bir gün Kral Ram’ın karısı Sita Şeytan Ravana tarafından kaçırılır. Kral Ram o anda krallığını bırakamayacağından Sita’yı kurtarmak için en yakın dostu Hanuman’ı görevlendirir.  Hanuman bu görevi kabul eder ancak kraliçe Sita’yı geri getirmek için geçmesi gereken okyanusu nasıl aşacağı hakkında hiç bir fikri yoktur. Hanuman  yere oturur,  avuç içlerini göğüs hizasında birleştirerek kendisine bir yol göstermesi için tanrılara dua etmeye başlar. İşte o vakit, toprağa sıkıca bastığı ayağına birdenbire bir güç gelir ve Hanuman yerden havalanıverir. Burada şunu hatırlamamız gerekir; Hanuman dua etmek için oturduğunda  üstlendiği görevi yerine getirecek güce zaten sahiptir. Rüzgar tanrısının oğlu olarak  dilediği herşeyi yapabilecek yeteneği vardır ama bunu bilmemektedir. Hanuman yerden havalanır havalanmaz tıpkı Hanumanasana olarak  bildiğimiz pozda olduğu gibi bir ayağını ileri atar, diğer ayağını geriye alır ve böylelikle bir kıyıdan diğerine, havada uçarak ulaşır ve kraliçe Sita’yı kurtarır.

Bu mitolojik hikaye der ki; ” Her bir insanoğlunun özünde, dilediğini gerçekleştirecek, ve hatta imkansızı başarabilecek ilahi bir güç saklıdır. Sadece bu müthiş potansiyelinizin farkında değilsiniz. İleriye doğru bir adım atarken ortaya çıkabilecek her türlü korkuyu yenmek için adımlarınızı cesaretle atınız. Ve bunun için tek bir yere; kalbinize sığınmanız yeterlidir. Korkularınızın sadece ve sadece sevgiyle aşılacağına güvenmeniz gerekir. Kalbinize sığının…”

 

 

 

Duygu Arpacı İlkkurşun

 

HOŞ GELDİN HAYATIMA YOGA

Yogaya başlama hikayem… Bu hikayenin başı, sadece benim hikayem değil. Bu hikaye mutsuz, hayatının ve bedeninin içinde kaybolmuş, mesleği kendine hiç uygun olmadığı için ayağında prangalarla gezen, yaşamına sahip çıkamamanın verdiği yükle ezilen herkesin hikayesi…

Hikayenin sonunu bilmem ama, hikayenin devamını istediği gibi yazabilen insanlardan biriyim ben.

Uzun yıllar neyi aradığımı bilmeden yoga ile tanışmayı bekledim. Ne yaparsam yapayım, ne yöne gidersem gideyim hep bir şeyler eksik ve cevapsız kaldı. Okuduğum okul, yaptığım iş, aldığım nefes hep eksikti. Zorunluluklarla katlandığım işim, zaman geçtikçe kendi içimde bir zindana dönüştü. Bana ait değildi. Nefes nefeseydim. Pek çokları gibi izin yapacağım günü bekleyip, nefes alabildiğim anlarda bedenimi ve ruhumu onarmaya çalışıyordum.

Mucizeler beklemedim hayattan. Zaten her şey çok sıradan ve olması gerektiği gibi gelişti. Aynı iş yerinde çalıştığım yoga eğitmeni bir arkadaşımla konuşurken “sırtımın ağrısına artık dayanamıyorum.” dedim ve hayatımı değiştiren o basit cümle döküldü dudaklarından: “Neden yoga yapmıyorsun?” Konuya ne kadar uzak olduğumu cevabımdan anlayın: “Yoga ne ki?”

Konu hakkında tek bir satır okumadan derse gittim. Dersin sonu geldiğinde artık hayatta ne yöne gideceğimin çok net farkındaydım.

Artık bir hayalim vardı… Okudum, öğrendim, hissettim ve çalıştım, çalıştım, çalıştım… Sevgili evren de sağ olsun, beni hedefime hızla yaklaştırmak amacıyla daha da mutsuz olmam için elinden geleni yaptı. Artık pılımı pırtımı toplayıp yeni bir yol çizmenin vakti gelmiş de geçiyordu.

Sevmediğim bir işi yapıp, hayatıma sızlanarak devam edemezdim. Planlarımı yapıp istifamı verdiğim dönemde, evren de bana cömertliğini gösterdi. Önce canım oğlumu sonra da öğrendiğim her şeyi aktarabilmem için öğrenciler/yol arkadaşları verdi bana. Ve daha çok öğrenebilmem için öğretmenler, deneyimler, fırsatlar çıkardı karşıma. En önemlisi de, ben bütün bunlarla boğuşurken hayat arkadaşım/eşim elimi hiç bırakmadı. Bazen evrenin, yardımlarını bana onun kanalıyla ulaştırdığını bile düşünüyorum.

Söyledim size bu hikaye sıradan başladı. Devamına karar verdim ve yazdım. Sonuna henüz gelmedim. Herkes hayatını değiştirme gücünü içinde bulabilir. Bazen benim gibi bardağı taşıran son damlayı görmek gerekir.

Yoga, sorduğum tüm soruların yanıtlarını içinde barındıran, yol gösteren, birleştiren, verdikçe çoğalan, ilham veren, kalbimdeki sesi duymamı, kendimi bilmeni tanımamı sağlayan bir ışık benim için.

Herkesin hayatını aydınlatacak ışığı ve onu takip edecek cesareti bulabilmesi dileğiyle.

Duygu ARPACI İLKKURŞUN

Yoga öğrencisi ve eğitmeni

İletişim bilgileri:

[email protected]

instagram: duygu_yoga

www.facebook.com/Duygudyoga