Kuru vücut fırçalama

Cildimiz bedenimizde bulunan en geniş organdır ve aynı zamanda sahip olduğumuz en önemli detoks araçlarından bir tanesidir. Günlük yaşamımızda sıkça kullandığımız cilt kremleri, kozmetik ürünler, anti-perspirant deodorantlar, duş jelleri hatta saç spreyleri (şöyle bir düşünün kullandıklarınızı!!!) içerilerinde bulunan düzensiz pH seviyeleri ile cilt altında toksin olarak birikir ve cilt sorunları olarak karşınıza çıkar. Bunu engellemek için basit ama oldukça etkili Kuru Vücut Fırçalama Tekniğini deneyebilirsiniz.

Kuru vücut fırçalamanın faydaları nelerdir?

• Bedenimizde elektromanyetik bir etki yaratır, cildimizin nefes almasına yardımcı olur ve varislerin oluşumunu engeller.
• Kuru vücut fırçalama, dolaşım sistemini uyarıp lenf akışını düzene sokar ve yağ hücrelerini vücudunuzdan söküp atmak üzere harekete geçirir. Bu nedenle kuru vücut fırçalamanın selülit üzerinde etkisi büyüktür.
• Kuru cilt fırçası lenf bezlerinde biriken toksinlerden arınmak konusunda lenf sistemine destek olur, kan dolaşımını düzenler ve metabolik atıkların çıkış noktası olan gözeneklerin açılmasına yardımcı olur.
• Sinir sisteminin canlanmasına yardımcı olduğu için aynı zamanda bağışıklık sistemini güçlendirir ve iyileşmeyi hızlandırır.

Detoks içeceği

Yaşamsal tüm fonksiyonların sürdürülebilir ve yenilenebilir olması için vücudun su dengesinin büyük bir önem taşıdığını artık hepimiz biliyoruz. Özellikle kış aylarında ihmal ettiğimiz su tüketimini bizlere tekrar hatırlatacak, su ve mineral ihtiyacınızı karşılayacak, cildinizi detoksifiye edecek ve suyunuzu daha da lezzetli hale getirecek olan detoks suyu ile tanışın.

• 3-4 dilim kabuklu limon
• Nane yaprakları
• 3-4 dilim salatalık
• 1-2 parça ince dilimlenmiş zencefil (İsteğe bağlı)

Tüm bunları büyük bir sürahinin içine kaliteli su ile birlikte ekleyin ve bir gece buzdolabında bekletin. Bu lezzetli su içerdiği mineral ve vitaminler ile size tüm gün eşlik edebilir.

• Limon vücudun temizlenmesine ve alkalileşmesine yardımcı olur.

• Nane yaprakları suyunuza kattığı aromanın yanı sıra sindirim sistemi için oldukça faydalıdır.

• Salatalık günlük ihtiyacınız olan birçok vitamini içerir. Tek bir salatalıkta Vitamin B1, Vitamin B2, Vitamin B3, Vitamin B5, Vitamin B6, Folik Asit, Vitamin C, Kalsiyum, Demir, Magnezyum, Fosfor, Potasyum ve Çinko ihtiva eder.

• Zencefil Vücudu terletir. İltihap önleyici etkisi ile özellikle eklem iltihaplarına karşı oldukça faydalıdır. Soğuk algınlığına iyi gelen zencefil, balgam söktürür ve iyileşmeyi hızlandırır. Bulantıları gidermeye yardımcı olur ve kusmayı önler. Vücut direncini, bedensel ve zihinsel gücü arttırır. Mikrop öldürücüdür. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Damar tıkanıklığını önlemeye yardımcı olmasının yanı sıra kan damarlarını genişleterek romatizma ağrılarının hafiflemesine de yardımcı olur. Bağırsak bozukluklarını giderir.

 

Kurt üzümü (Goji Berry)

Kurt üzümünü hiç denediniz mi? Avidya Yoga’da öğrencilerime mutlaka tüketmelerini tavsiye ettiğim bu süper besin dünyada ki en yüksek antioksidan olan carotenoidleri içerir. Kurt üzümü (goji berries) 1700 yıldır Tibet’te tedavi amaçlı kullanılır. Sayısız faydası bulunan bu egzotik yemişler 1994 yıllında Çin Onkoloji dergisinde yayınlanan bir araştırmada, kanser hastası olan 79 kişinin beslenmesine eklendiğinde olumlu sonuçlar vermiştir. Her gün bir avuç kurt üzümünü atıştırmalık olarak yiyebilir veya herhangi bir bitki çayınızın içine bir tutam atarak kullanabilirsiniz.

Digital Detoks

6 Aralık Cuma günü sosyal medya kullanıcısı olarak zamanımızın ne kadarını Facebook, instagram, twitter gibi sosyal ağlar için harcıyoruz diye sormuştuk. Tüm gün en fazla hangi zaman diliminde hesaplarınızı kontrol ettiğinizi ve 24 saat içerisinde ne kadar vaktinizi ayırdığınızı hesaplamak için sizlerden dakika dakika not almanızı istemiştim. Amacımız bu digital dünyaya olan bağımlılığımız konusunda farkındalığımızı arttırmaktı. Cuma günü elbette bende not aldım ve karşıma çıkan rakamsal değer yaklaşık olarak 2.5 saatten fazla bir zaman oldu. Günümüm yaklaşık 2.5 saatini aralıklarla facebookta arkadaşlarımla sohbet ederek, onların paylaştığı resimlere bakıp yorumlar yazarak, ya da instagramı kurcalayarak geçirdiğimi farkettim. Elbette bu sosyal ağların hayatımıza sunduğu kolaylıklar, paylaştıklarımız ve öğrendiklerimiz yadsınamaz fakat dönem dönem bilinçli olarak beden, beyin hatta ruhumuzun bağlı olduğu kabloları fişten çekmek, bu digital dünyadan biraz olsun uzaklaşıp nefes almak hepimizin en çok ihtiyacı olduğu şey. Haksız mıyım? Peki neler yapabiliriz? Örneğin benim gibi 2.5 saat sosyal ağlarda geçiriyorsanız, bunun gün içerisinde 1 saatini kendiniz için ayırabilirsiniz. Nasıl mı? Hep o mazeretler ürettiğiniz, zaman bulamıyorum dediğiniz şeyleri yaparak mesela. Yoga yaparak, yürüyerek, sevdiğiniz müzikleri dinleyip sizlerle paylaştığımız smoothie tariflerini deneyerek, okumayı çok istediğiniz ama bir türlü başlayamadığınız o kitap için zaman ayırarak ya da en basiti aileniz ile zaman geçirerek. Eğer her beş veya on dakika içinde düzenli olarak cihazınızdan sosyal ağları kontrol ediyorsanız bir sosyal medya detoksu denemenizi tavsiye ediyorum. Sadece 1 saat bile hayatınızda çok şeyi değiştirecek. O yoğun, stresli ve koşturmaca ile dolu yaşamınıza ekstra 1 saat katarak neleri değiştirebileceğinizi ve nasıl hissedeceğinizi gözlemleyin.Tabi ki bu bir bağımlılık düzeyinde ise bunu hayata geçirmek biraz daha zor olabilir. Bu basit ama işe yaracağını düşündüğüm birkaç yolu mutlaka deneyin.

*Mobil cihazlarınızı yatağınızdan uzak tutun. Onlara ne kadar kolay ulaşırsanız o kadar kolay sosyal ağlara veya e-postalarınıza göz atmak isteği duyacaksınız.

*Bir zaman aralığı belirleyin ve mutlaka uyun. Örneğin her akşam saat 21.00 itibariyle tablet veya telefonunuzdaki uyarıları kapatın. Bu uyarılar bize daima bir şeyler olduğunu hatırlatacak ve acil olarak dikkatimizi o tarafa kaydırmamızı isteyecektir. Bunu haftada bir kez bile deneyebilirsiniz. Önemli olan sözünüze ne kadar bağlı olduğunuz ve hedefinizi gerçekleştirebilmeniz.

*Sosyal medya uygulamalarını cihazınızdan kaldırma yöntemini deneyebilirsiniz ki bence oldukça etkili bir yol.

*Kendinize ve sevdiklerinize ayırdığınız bu ekstra dakikaların size neler hissettirdiğini, neler kattığını not alın ve düzenli olarak okuyun.

Unutmayın bizi biz yapan sadece bedenimiz değil, bir bütün olarak ruhumuz ve zihnimizdir ve arınma sadece bedenimiz için değil zihnimiz ve ruhumuzu da amaçlar.
Herkese iyi hafta sonları.

Yeşil İksir

Bundan yaklaşık 5 yıl önce Avusturalya’da yaşadığım dönem Japon olan bir arkadaşımın evine misafir olmuştum ve planımız birlikte onun evinde kahvaltı yapmaktı. Arkadaşım kibarca beni salona alıp birazdan kahvaltımız hazır dedi ve yaklaşık 10 dakika sonra işte kahvaltımız bu diyerek resimde gördüğünüz bu içeceği ikram etti bana. Ben tabi ki sucuklu yumurtalarla, patates kızartmalarıyla ya da reçellerle süslenmiş tipik bir Türk kahvaltısı beklemiyordum ama ilginç derecede yeşil gözüken bu karışıma da kahvaltı demek biraz garip gelmişti. İlerleyen dönemlerde kendi araştırmalarım, Avusturalya’da beslenme üzerine yaptığım kurslar ve Endeavour sağlık kolejinde ki çalışmalarım yeşil içecek gibi birçok karışımın gerçekten iksir gibi harika besin değerlerine sahip olduğunu kanıtladı. Yeşil sebzelerin faydasını artık hepimiz biliyoruz fakat bu sebzelerden yarar sağlayabilmemiz için yıkamadan pişirmeye pek çok kurala dikkat etmemiz gerekiyor. Ne yazık ki sebze yemeklerini düzgün çiğnemiyoruz ve yalnızca karın doyurduğumuz bir yemek haline gelebiliyor. İşte bu yüzden yeşil sebzeleri smoothie olarak tüketmek, sebze yemenin en iyi yöntemidir. Sebzeleri blender’dan geçirmek, içerisindeki faydaları enzimleri vücudun işleyebileceği hale getirir. Avidya Yoga’da öğrencilerime de düzenli olarak önerdiğim bu yeşil iksiri bugün sizlerle paylaşıyorum. Sadece 10 dakika ayırarak hazırlayabilir ve bağışıklık sisteminizi güçlendirebilirsiniz. Güne başlarken ya da ara öğün olarak hazırlayabileceğiniz bu karışımı hafta sonu mutlaka deneyin ve görüşlerinizi bizimle paylaşın.Bağışıklık sisteminizi kuvvetlendiren bu karışım, içinde bulunan antioksidanlar sayesinde beslenme ihtiyacınızı karşılar ve özellikle sabahları tüketildiğinde uzun süre tok tutar. Yeşil içecek genç- yaşlı herkes tarafından tüketilebilir.

• 2 Kase ıspanak (iyice yıkanmış ve çiğ olarak)
• 1 Tutam maydanoz
• 1 Adet salatalık
• 1 Adet Muz
• 1 Tatlı kaşığı taze kabuğu soyulmuş zencefil
• 1 Adet yeşil elma
• Yarım limonun suyu
• İstediğiniz yoğunluğa göre kaliteli su

Tüm malzemeleri blender yardımıyla karıştırın. Hindistan cevizi ve kurt üzümü ile süsleyebileceğiniz yüksek lifli, düşük kalorili bu iksiri mutlaka deneyin.

 

Sevgili Detoks Günlüğüm

Bugün 6 Aralık Cuma ve sonunda beklediğimiz gün geldi… O yediğimiz ağır akşam yemekleriyle, tatlılarla ve içtiğimiz kahvelerle artık bir süreliğine vedalaşma zamanı. Bugün paylaşmaya başlayacağımız sağlıklı yaşam reçeteleri ile sizlere her gün farklı önerilerde bulunarak adım adım bunu bir hayat tarzına dönüştürebilmenizi amaçlıyoruz. Gerek beslenme düzeninizde gerekse yaşam şeklinizde yarattığınız bu değişiklikleri bedeninizde ve ruhunuzda gözlemlemenizi istiyorum. İyi ya da kötü hepimizin geçmişten bugüne taşıdığı yemek yeme, uyku, aktivite alışkanlıkları var ve bu alışkanlıklarınızı bilinçli seçimlerle değiştirmenize yardımcı olmak adına bu programı başlatıyoruz. Sizlere sabah, öğle ve akşam sıkıştırılmış diyet programı ve ya da alışveriş listeleri vermiyorum. Sizin kendi iradenizle hayatınızı bu önerileri kullanarak süzgeçten geçirmenizi, bedeninizi ve ruhunuzu bir laboratuvar gibi gözlemlemenizi istiyorum. Bu grupta amacımız kimyasal ilaçlar dışında tüm dünyada geçerliliği kanıtlanmış alternatif tedavi yöntemlerini ve sağlıklı yaşam önerilerini paylaşarak hayatlarımızda küçük rötuşlarla büyük değişimler yaratabilmek. Detoksu elbette bilinçli sağlıklı yaşam merkezlerinde uygulamak, uzmanların kontrolünde ilerlemek en doğru seçim. Fakat buna vakit ve nakit ayıramıyorsanız sağlık dolu bir hayata ilerleyeceğimiz bu yolda bize katılabilir, tüm fikirlerinizi, tecrübelerinizi ve önerilerinizi bizimle paylaşabilirsiniz. Bu grup aracılığıyla yaşamınıza taşıyabildikleriniz sağlıklı yaşam adına en büyük kazançlarımız olacaktır. Tariflerimizi uyguladığınızda resimlerini çekip düşüncelerinizi ya da önerilerinizi ekleyebilir, gözlemlerinizi günden güne bizimle paylaşabilirsiniz. Birlikte başladığımız bu süreçte her nerede olursanız olun bu harika enerjiyi beraberce yaşayalım ve hayatlarımızı hep birlikte değiştirelim. Unutmayın diyetler geçici, sağlıklı yaşam ise bir hayat tarzıdır. Sevgiler…Berna Can

Digital Detoks

Paylaştığım bu fotoğraf sizi mi anlatıyor yoksa? Günde kaç saatinizi sosyal medya için harcıyorsunuz hiç düşündünüz mü? Ya da şöyle sorayım hiç hesapladınız mı? Bilgisayar başında işleriniz için geçirilen zamandan bahsetmiyorum. Tabletiniz, akıllı telefonunuz ya da bilgisayarınız ile kolayca ulaşabildiğiniz sosyal ağlardan… Facebook sayfanızdan, twitter ya da instagram hesabınızdan, pinterest gibi birçok paylaşım sitesinden bahsediyorum. Kimse inkar edemez hepimiz artık aktif birer sosyal medya kullanıcısıyız. Yemekte, alışverişte, mutfakta, iş yerinde, sokakta, hayatımızın her anında onlarla beraberiz. Tweet atarak iletişim kuran, aynı evin içerisinde internet üzerinden mesajlaşan bireyler haline dönüşüyoruz. Bu sosyal ağların hayatımıza sunduğu kolaylıklar, paylaştıklarımız ve öğrendiklerimiz elbette yadsınamaz fakat gerçek şu ki hepimiz bu dijital dünyaya bağ(ım)lı hale geldik. Her 15 dakika içinde hesaplarınızı kontrol ediyorsanız, gittiğiniz her yeri bildirmek, yediğiniz herşeyi paylaşmak zorunda hissediyorsanız, her akşam bilgisayar başında saatleriniz geçiyorsa ve online olmak sizi tanımlıyorsa bu digital dünyaya olan bağımlılığınızı tekrar gözden geçirme vakti demektir. Sizlerden 6 Aralık Cuma günü yani yarın günün ilk saatlerinden itibaren kalemi kağıdı elinize alarak not almanızı istiyorum. Sabah günaydın mesajı atmak için, buradaydım şimdi oraya gidiyorum diye yazmak için, günün herhangi bir saatinde tweet atmak için, resimlerinizi paylaşmak için…. Kısaca kaç saatinizi bu sosyal ağları kullanarak geçirdiğinizi hesaplamak için 24 saat boyunca kendinizi gözlemleyin beyler bayanlar. Not alın, saniye saniye yazın ve 24 saat sonunda toplayın tüm o dakikaları. Ertesi gün o şaşırtıcı sonuçları hep birlikte My Detox Diary grubumuzda değerlendirelim ve yaşamlarımızda ki bu önemli değişikliğe birlikte adım atalım. Yarın için not defterinizi yanınıza almayı unutmayın. Namaste efendim Berna Can.

My Detox Diary

Baş ağrısı düzensiz beslenme, uyku problemleri, kas ağrıları….Tanıdık geliyor mu? Tüm bunlar özellikle son zamanlarda hepimizin bolca kullandığı kelimeler oldu. Soluduğumuz hava, yaşadığımız stres dolu hayat tarzı, işlenmiş hazır gıdalar, fast food beslenme şekli, sigara ve alkol gibi alışkanlıklar vücudumuzu her geçen gün daha da çok zehirli kimyasallarla dolduruyor. Yağ dokumuzda biriken bu toksinler, vücudun doğal arındırma mekanizmalarının (karaciğer, böbrekler ve akciğerler) üzerine daha da yük bindirerek, kapasitelerinin giderek aşmasına neden olur. Bedenin asit-baz dengesinin bozularak asitleşmesi, metabolizmamızın yavaşlaması, devamlı yorgun hissetmemiz, alerjilerimizin artması, kilo vermemizin zorlaşması ve doğal olarak duygusal karmaşa ile enerjimizin azalması ise bu zehirli kimyasalların kaçınılmaz sonucu. Bu nedenle gerek bedenimiz gerekse zihnimiz için düzenli bir detoks programı uygulamak, sağlıklı yaşamı hayat tarzı haline getirmek önemli bir ihtiyaçtır. Geçen yıl Avidya Yoga’da öğrencilerimizle birlikte 21 günlük bir detoks programını paylaştık.. Detoksu elbette bilinçli!! sağlıklı yaşam merkezlerinde uygulamak, uzmanların kontrolünde ilerlemek en doğru seçim. Fakat buna vakit ve nakit ayıramıyorsanız paylaşacağımız önerilerle yaşamlarınızda küçük rötuşlar yapabilirsiniz. Bunun bir parçası olmak isterseniz facebook üzerinden My Detox Diary grubumuza üye olabilir, insta ve twitter üzerinden #mydetoxdiary yazarak kendi tecrübelerinizi bizimle ve diğer üyelerle paylaşabilirsiniz. Sağlıklı yaşam içecekleri, daha dinç ve enerjik hissedeceğiniz beslenme önerileri, lenf sistemini uyaran tüm ipuçları için hazırlanın.